Yazı Detayı
30 Nisan 2018 - Pazartesi 12:25
 
Geçmişten Günümüze Deyimlerden Öyküler, Siyasetçilere Kulağa Küpe Darbı Meseller
Mehmet Özçakır
mehmetozcakir@gmail.com
 
 

Bazen bir söz bir kitap yerine geçer..!

 

Özlü sözler  geçmişten günümüze,darb-ı meseller…!

 

Yani Türkçesiyle  “hikmet içeren söz “ yani “atasözü “ demektir.

 

Eskiler uzun uzun anlatmak yerine bir veciz sözle her şeyi özetler..!

 

İşte örnekler…!

 


AĞZINDAN BAKLAYI ÇIKARMAMALI..!

 

 

 Sabrı tükenip o zamana kadar söylemediğini söyleyivermek anlamında bir deyimdir.

 

 Eski zamanlarda çok küfürbaz bir adam varmış.

 

Memleketin müftüsü bu adamı çağırıp sık sık nasihat edermiş.

 

Küfür edeceği sırada aklına gelip vazgeçmesi için de ağzında bir bakla tanesi tutmasını önermiş.

 

 Bir gün yine müftü efendi bu adama nasihat ederken münasebetsizin biri içeri girmiş ve müftüye sormuş:

 

-Müftü efendi sağdıcım öldü. Bana mirasının kaçta kaçı isabet eder?

 

Canı sıkılan müftü küfürbaza dönmüş:

 

-Çıkar ağzından şu baklayı da bu herife gerekli cevabı kendi usulüne göre sen ver demiş.

 

Ülke   siyasetinde bir türlü dinmeyen atışmalara ,

 

Üstü örtülü  sataşmalara hiç gerek yok..!


Herkes ağzındaki baklayı çıkarsın ,söylesin ne diyeceğiniz baklasız..!

 

 

ÇİZMEDEN YUKARI ÇIKMAMALI ..!

 


19.yüzyılda, Fransız ressamlarından Delacroix Paris"te bir resim sergisi açmıştı.

 

Sergiyi gezenlerden bir kişi, büyükçe bir şövalye tablosunun önünde uzun süre durarak, yakından uzaktan ciddi ciddi seyreder, beğenmediğini belirten bir biçimde de başını sallarmış. Bu durum ilgisini çeken ressam yanına gelerek sormuş.



-Bu tablo ile çok ilgilendiğiniz belli oluyor.



-Evet demiş adam. Şövalyenin çizmesindeki körük kıvrımlarında hatalar var.

-Pekiyi nasıl anladınız, işiniz bu mu?



-Ben kunduracıyım, çizme dikerim. deyince ressam hemen tuvalini ve boyalarını getirerek adamın söylediği biçimde çizmeyi düzeltmiş ve gerçekten daha iyi olduğunu görmekten memnun olarak adama teşekkür etmiş.

 

 Fakat adam yine tablonun başından ayrılmadan, bu kez de şövalyenin pantolonunda ve kemerinde de hatalar olduğunu belirtince bu çok bilmişliğe dayanamayan ressam.


-Bak dostum demiş, sen kunduracısın, çizmeden yukarı çıkma!

 

Aydında siyasetçiler  de,  bildik bilmedik her şeyi eleştirip, Bilmediği işe, yetkisi dışındaki konuya karışmak konusunda şampiyonluğu kimselere bırakmıyorlar…!

 

İyi de bunların ki  sadece  çizmeyi aşmak değil, boyunu aşmak değil de nedir..?

 


FOYASI MEYDANA ÇIKANLAR..!

 

 

Kuyumcular yaptıkları yüzük küpe gerdanlık gibi ziynet eşyalarının üzerine mücevherin ışığı daha iyi yansıtması ve parlaklığının artması için FOYA adı verilen bir madde sürerler.Zamanla sürülen bu foya dökülür.Bu duruma foyası çıkmış denilir. Halk arasında yalan söyleyen sahtekarlık yapan kişilerin yalanları ortaya çıktığında "foyası meydana çıktı" şeklinde benzetme yapılır.

 


Bu ara  Bayan Topuklu Efe’ye saldırıların ardı arkası kesilmiyor..!

 


Bekleyelim , görelim, asıl  hükümet kurulmazsa   yenilenecek   seçim sandığından bakalım  kimin ve kimlerin   Foyası çıkacak göreceğiz…!

 

 

KEÇİLERİ KAÇIRMAK

 

 

Burdur da  bir çoban keçilerini sıcak bir yerde dinlendirmeye bırakır kendi de dalar.

 

Uyandığında keçileri bulamaz köye haber verir.

 

“keçileri kaçırdım” ..! Köylüler geldiğinde ise keçiler ordadır.

 

Bu olay bir kaç kez tekrarlanır ve köylüler artık çobana hiç güvenmez ve yerine başka bir çoban gelir.


Bu çoban da keçileri aynı şekilde kayıp görür ve köye haber verir.

 

Köylüler geldiğinde keçiler yine yerindedir.

 

Ve köylüler derler ki "bu çoban da keçileri kaçırdı.


İşin aslı keçiler sıcaktan bunalıp insanların görmediği bir mağaraya girer.

 

serinler su içip tekrar  geri  gelirlermiş.

 

Çoban da bunu bilmedğinden bir an ortadan kaybolan keçileri kaçtı sanarmış…!


Ol hikayeler eksik olmaz, nesiller boyu anlatılır gider.

 

Çobanı  bilmem de, biz millet olarak keçileri kaçırmak üzereyiz zaten..!

 


Dolar olmuş   rabia işareti gibi dört lira,   benzin  olmuş    altı  lira..!


 

Dolar , akaryakıt şişer,

 

Bunda var epey ters işler..!


Siyasilerin seçim öncesi vaatleri  hak getire.

 

Anlaşılan odur ki ,kimse  iktidara giden ateşten gömleği sırtına almak istemiyor.

 

Kala kala nerdeyse onaltı  yıldır , tek AKP kaldı koltukta.

 

Demirel i de solladı,


Son zamlarla  memura emekliye  kaşıkla verdiğini,

 

sapıyla geri almak işte budur..!
 

 

1957 yılında İsmet Sezgin’in  yaptırdığı ve “santral garajı “olarak bilinen ikinci katında Salı pazarının  tekstil ürünlerinin satışının yapıldığı tarihi   minibüs garajı  üç  yıl önce işte böyle yıkıldı.

 

 

Zafer meydanı trafiğin arapsaçı.

 

Salı günleri ise tam bir çile yumağı.

Tam 60   yıllık betonarme bina daha önceden yerinde  tarihi su değirmenlerinin yer aldığı ve bugün  salı pazarının kurulduğu  alana yapılmıştı.

 

Bir kent demek ki 50-60 yılda bir tümüyle dönüşüme uğruyor.

 

Bizimle yaşıt bu tarihi mekanların belki tescilli bir kültür ve tarih varlığı  olmasa da, bir şehrin yaşayanlarının  anılarıyla doludur.

 

Üzerinden iki yıl geçmesine rağmen ,  mal paylaşımında  yargıya taşınan paylaşım ancak  sonuçlandığından bugün  hala  bir enkaz halinde.

 

YEREL YÖNETİMLERE SESLENİYORUM.

 

Zafer meydanı kilitlenen trafik düğümünü acilen çözmelisiniz.

 

Üç yıldır enkaz halindeki bu kupon arsa için Aydın karar vermelidir.


Aydın ı   artık  ortak akılla  yönetin.

 

Kentin en merkezi alanında yer alan bu alana ne yapılacağını,

 

Mühendisler Mimarlar ve Şehir Plancıları odasına sorun.

 

Böylece hiç eleştiri almadan , halkın dediği  yerine gelir.
 

AYDINSPOR  1923    ve NAZİLLİ BELEDİYE SPOR KÜME DÜŞTÜ.

 

Gözün AYDIN diye bitirmek isterdik , ama ligin sonunda  dilimziden dökülen, KAHROLAYDIN..!


haftalara öncesinden küme düşmesi kaçınılmaz , İlimizin asil renklerini simgeleyen Aydınspor 1923 ve Nazilli Belediyespor bizi şaşırtmadı, Bölgesel BAL ligine düştüler.

İki yıl  üst  üste alt  liglere düşen  bu kentin takımlarına sahip çıkamayanlar kadar , Siyasilerde suçludur.

 

Bunun rüzgarı  seçimlerde öyle veya böyle  hissedilecek ve  tercihlerde etkin rol oynayacaktır.

 

Kısacası  yerel ve merkezde görev yapan siyasetçiler,Aydın Çıldır havaalanı ,Jeotermal Kuyularının  ardından  , ligden düşen iki renkdaş takımında  hazin sonu sizlerden sorulacaktır.


bakalım  nasıl bir yanıt bulacaksınız..?

 

Köşe yazımın adı KISA KES AYDIN HAVASI OLSUN.


Hava değil de ABA olan bu deyim Aydın’da değişen havası ile  de özdeşleşiyor.

 

Peki nerden çıktı bu köşe yazısının adı..?


Araştırmalarımda rahmetli Hilmi TÜKEL’in yayınladığı SES gazetesinde  zamanında bu köşe adının yer aldığını gördüm bir makalede.


Aydınlıların sözü  işte bu fakir köşe yazarının köşesine adını verdiği gazete kupüründeki


 

 

 

 

SÖZÜN ÖZÜ :


HER ÖZLÜ SÖZÜN VARDIR BİR HİKAYESİ.

ÖRNEK ALANLARA  REHBERDİR NE DEDİĞİ..!

 

 

 

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER AYDIN

GSM : 0.542.7608691
 

 
Etiketler: Geçmişten, Günümüze, Deyimlerden, Öyküler,, Siyasetçilere, Kulağa, Küpe, Darbı, Meseller,
Yorumlar
Haber Yazılımı sanalbasin.com üyesidir